Yalnızlık Tercihken Harika Mecburiyetken Berbat Bir Şey

Yalnızlık Tercihken Harika Mecburiyetken Berbat Bir Şey

Başlıktan da anladığınız gibi yalnızlık harikadır ve her insan bir yerde bunu ister bence de istemelidir de ancak arkadaşlar gerçekten tercihken güzel bu meret çünkü ne zaman mecburiyet olur insana odasında kafasını duvara vurdurur. Kafayı yediğini düşündürür. Bakın bunu öncelikle bir hikaye ile anlatacağım.

Küçük bir Ege şehrinden İstanbul’a gelmiş bir kadın düşünün ilk gelişi İstanbul’a o da taşınmak için olmuş olsun hiç tanımadığı bir şehir bir başına gelmiş otogarda otobüsten inerken ayakları titremiş çünkü eğer hiç İstanbul’a gelmediyseniz söylediğim şöyle bir şey İstanbul adamı ilk dakikadan itibaren çarpar hem de öyle böyle bir çarpma olmaz bu. Şehir bir girdap gibi bende ne yapayım daha önce tek gördüğüm büyük şehir İzmir bir korktum masum masum etrafa bakıyorum evet evet hikayede ki başrol benim. Her yer büyük ve binalarla dolu her yerde lüks arabalar var çoğunu ilk defa görmüşüm düşünün televizyonda bile yok. Ve her yer ama heeer yer insan kaynıyor ama bu kalabalığı normal bir insan kalabalığı gibi düşünmeyin stresli ve gergin bir insan topluluğu bu şehirdeki insanların her saat bir şeye acelesi var sabah işe gitmeye çalışmak gelen metroyu kaçırmamak trafiğe kalmamak gibi gibi. Hadi sabah işe giderken aceleleri var akşam da iş çıkışı bir aceleleri var ki sormayın o zaman da trafiğe kalmadan bir an önce evime gideyim dinleneyim ya da yemeğimi yapayım çocuğumu göreyim dertleri var her türlü gergin ve aceleleri var yani. Tabi küçük Anadolu şehirlerinden gelenler bu aceleyi anlayamazlar ki bende başta anlayamamıştım arkadaşlar otogardan Üsküdara geldim boyun kadar valizle İndim servisten aaa insanlar ittiriyor hızlanın hanımefendi diyor ben şok 🙂   Tabi ilk defa gelmişim böyle büyük bir şehre insanların acelelerini anlamam mümkün değil sonra Neyse ev arkadaşım geldi hop eve gittik arkadaşlar bütün evler dipdibe ve eski asansör vs hak getire yani. Bu arada ilk servisten indiğimde bana tek güzel heyecanı veren şey bana göz kırptı boğaz  Allahım o nasıl güzellik tabi ne yanına gidebildim o zaman ne de gözümü ondan alabildim neyse daha sonra eve geldik bana odam gösterilde ben biraz temizlik ve yerleşmeden sonra alışmaya başladım ve uyandığım ilk sabah boğazda bir kafede kahvaltı yaptım tabi o zaman daha o kaçak işletmeler yıkılmamış denizle aramızda sadece 3 metre falan var orda kahvaltıdan sonra gittim hemen kız kulesini gördüm vuuuv Kurtlar Vadisinde ki o meşhur banka oturdum ve dedim ki kızım oldu be başardım tabi o zamanlar daha bunun hiç bir şey olmadığını ve daha kat edilmesi gereken bir ton yol olduğunu bilmeden bir havalar bir havalar geziyorum. Tek başıma istediğim şehirde istediğim gibi yalnız bir hayat kurdum diye kendimi iş kadını falan sanıyorum ama daha ilk iş deneyimim onda da hiç tecruben yok mail nasıl atılır onu bile bilmiyorum. Neyse işte böyle geçen günlerden sonra yıllardır yalnız bir hayat kurma hayali olan ben sıkıldım hem de çok fena yalnızlık ilk başlarda çok güzel gelirken şimdi çok sıkıcı  bunaltıcı hatta delirtici bir etkide olmaya başladı.

Üstüne ben çok da sosyal bir insan değilim bi insanla nasıl tanışılır bilmem bir yerde konuşabilmem için öncelikle alışmam gerekir vs vs derken ben iyice kafayı yedim mi ha şimdi yaşasam aynı süreci salak evde tek başıma yalnızım diye ağlayacağına gezsene mis gibi İstanbul’da sın gez toz hayatını yaşa ama yok illa bir salak gibi evde kimsem yok diye ağla bu süreci evdekilere de zehir etmiştim neyse ki sonradan geçti bu süreç ama arkadaşlar yok yalnız kalmayı bileceksin seveceksin evet ancak yeri geldiğinde arkadaş ta bulabileceksin. Sonra benim gibi psikolog bulmaya çalışırsınız 🙂 Ha bi de ağzınızdan çıkan dileklere dikkat edin. Ben ne dilediysem neyi istediysem oldu ancak bu olanlar beni hiç de mutlu etmedi tabi şimdiki halime de şükür o ayrı.  Hikayenin geri kalan kısmı daha sonra gelsin. Hoşkalın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back To Top